ASD Kapatılması
Transkateter ASD kapatılması, uygun hastalarda kasık damarından ilerletilen özel bir kapatma cihazıyla bu açıklığın ameliyatsız olarak kapatılması işlemidir. Genellikle açık kalp ameliyatına gerek kalmadan uygulanır ve hastaların iyileşme sürecini kolaylaştırır.
Kapalı yöntem nasıl uygulanıyor?
Kasık bölgesindeki toplardamarlar, bacaklarda ve kasık altı bölgedeki kirlenmiş kanı inferiyor vena kava adı verilen alt büyük toplardamar ile sağ kalbe ulaştırmaktadır. Anjiyografi laboratuarında, küçük bir iğne ile kasık toplardamarına girilerek oraya bir kılıf yerleştirilir (Şekil 1).

Bu kılıfın içerisinden, damara zarar vermeyen atravmatik özel teller ve kateterler (küçük borular) ile sağ kulakçığa ulaşılır ve oradan da her iki kulakçık arasındaki delikten geçilerek sol kulakçığa, oradan da sol kulakçığa dökülen pulmoner venlere ulaşılır (şekil 2).

Pulmoner venler içerisine destekleyici bir tel yerleştirilerek, bu telin üzerinden deliğin olduğu yere bir balon yerleştirilir (Şekil 3).

Balon şişirilerek balonla deliğin çap tayini yapıldıktan sonra, balon çıkarılır ve pulmoner vene yerleştirilmiş olan destekleyici tel üzerinden kapama için kullanılacak cihazın toplandığı ve taşındığı özel boru sistemi ilerletilir ve sol kulakçığa yerleşilir (Şekil 4).

İki veya üç boyutlu ekokardiyografi eşliğinde, bir nevi “iki başlıklı disk” şeklinde tanımlanabilecek olan kapama cihazının sol diski sol kulakçıkta, bel kısmı tam deliğin ortasında ve sağ diski de sağ kulakçıkta açılarak delik tamamen kapatılır (Şekil 4, Şekil 5, Şekil 6 ve Şekil 7).




Cihazın delik üzerine tam olarak oturduğu özel bir manevra ile kontrol edildikten sonra cihaz kablosundan serbestleştirilerek vücuda bırakılır (Şekil 8).

İşlem sonrasında, yaklaşık 6 ay-1 yıl içerisinde cihazın üst kısımları endotel adı verilen vücut yüzey örtüsü ile kendiliğinden kaplanır. Kliniğimizde kapalı yöntemle yapılan asd kapama işlemlerine ait anjiyografik görüntüler ekte sunulmuştur.
Kapalı yöntemin ve kapalı tedavide kullanılan cihazların zararları var mıdır?
Kapalı yöntemle yapılan bu tedavinin komplikasyonları açık cerrahiye oranla çok daha düşüktür. Açık cerrahi sırasında ortaya çıkabilecek ciddi kanama, uzamış anestezi komplikasyonları, damar ve boşluk yaralanmaları gibi komplikasyonlar sıklıkla görülmemektedir. Ayrıca göğüs kafesi yarılmadan kasıkta sadece küçük bir iğne ve kılıf yerleştirilmesi ile gerçekleştirilen bu operasyonun kozmetik üstünlüğü de nettir. Bu cihazların çoğu, nitinol olarak adlandırılan hafızası olan özel metallerden üretilmiştir. Nikel alerjisi olanlar dışında cihazların herhangi bir yan etkisi bildirilmemiştir. Ancak konu üzerinde eğitimi olmayan kişiler tarafından yapılan uygulamalar sırasında, eğer uygun ölçüm yapılmamışsa, uygun cihaz seçilmemişse cihaz yerinden fırlayıp kalp boşlukları içerisine kaçabilir. Ancak bu durumlar da da, cihazı vücut içerisinde yakalayabilecek özel kementler üretilmiştir ve cihaz bu kementler ile yakalanıp kolaylıkla çıkarılabilir. Bunlar dışında, işlem sırasında kanama, hava embolisi, kalp zarı etrafında kan toplanması gibi komplikasyonlar çok nadir de olsa ortaya çıkabilir ancak açık cerrahiye kıyasla bu komplikasyonların ortaya çıkması son derece nadirdir. Bu nedenle, gerek Amerikan Kalp Cemiyeti gerekse de Avrupa Kardiyoloji derneği atriyal septal defekt kapatılmasında ilk tedavi seçeneği olarak kapalı yöntemle tedaviyi önermektedir.
Son güncelleme: 13 Ekim 2026